Buluğ çağı kaç yaşında biter? Buluğ çağı nasıl anlaşılır? Buluğ çağı kaç yaşında başlar kısaca

Kız cocuklari kac yasinda bulug cagina girer? Ergenlik çağına ne zaman başlar?

Bir erkek ergenliğe girdiğini nasıl anlar? Bir erkek ne zaman buluğ çağına girer?

ilköğretim kurumları, ilkokul , ortaokul haftalık ders programı. Ders sayısı, haftada kaç saat&63;

psyErgenlik dönemi ya da diğer adıyla Buluğ Çağı günümüzde beslenme bozukluklarının etkisiyle 9 - 21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü bir dönemdir. Bu dönem hem çocuk için hem de ergenin ailesi için zorlu bir süreçtir. Aile çocuğunu anlamakta güçlük çekerken, çocuk anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönemde, çocuğunu iyi tanır ve bu dönem özelliklerini bilirse ebeveyn-çocuk çatışmaları o denli az olacaktır. Çocuğunuzla yaşadığınız bu süreçte sizleri desteklemek amacıyla bu bülteni hazırladık. Bültenimizde, ergenlik döneminin belirgin özelliklerini ve ergenlik dönemindeki çocuğunuzla doğru iletişim kurabilmenin yollarını bulacaksınız.

 

Ergenlik Dönemindeki Değişiklikler

Fiziksel Değişim
• 10-20 yaşlar arasındaki süreçte bedensel gelişim hızında gençler arasında önemli bireysel farklılıklar gözlenebilir.
• Fiziksel değişimin hızlı ve fark edilir olması ergenin kendini kabullenmesi sürecinde iç huzursuzluğu yaşamasına neden olabilir.
• Genel olarak hem kız, hem de erkek çocuklar kendi bedenleriyle çok ilgilidirler. Ayna karşısında sürekli kendilerini inceler ve kendi gelişimlerini yaşıtlarıyla kıyaslarlar.
• Kendilerini beğenmez ve daha çok kusurlu olduğunu düşündükleri yanlarına dikkat ederler. Bu da büyük bir üzüntü, mutsuzluk kaynağı olabilir.dikkat
• Bu dönemde genç, değişen bedeninin çevre tarafından nasıl algılandığını tam olarak bilemediği için, bedenini bol kıyafetlerin altında saklamaya çalışabilir.
• Bazen de ilgi çekmeye çalışmak ve kendisini bir gruba ait hissetmesini sağlamak adına farklı saç şekilleri denemek gibi davranışlarda bulunabilirler.
• Bu dönemde fiziksel değişim içindeki gencin en çok çelişkide kaldığı nokta; bedenini kabul etmek ve reddetmek arasında olmaktadır.

Zihinsel Gelişim
• Çocukluk döneminin düşünce özelliği olan somut düşünme dönemini geride bırakarak yetişkinler gibi soyut düşünebilirler(ortalama 11-15 yaş arası).
• Hayatta farklı seçeneklerin olduğunun farkına varırlar.
• Düşünce becerileri artar. Sosyal düşünce biçimi gelişir, düşünceyi sorgulama ve yönlendirme artış gösterir.mnd
• Davranışlarının ve hayatı düzenlemesinin kendisi için önemini bilir. Tercihlerinin sonuçlarını tahmin edebilir ve tasarlayabilir.
• Hayatını belli idealler uğruna yeniden düzenler, bu ideallerle beraber kendine büyük hedefler koyar ve büyük hayaller kurarlar.
• Kendileri eleştiriye açık değildir. Eleştiriye katlanamazlar. Başkalarına oldukça alaycı, eleştirel ve hatta kırıcı davranabilirler.
• Kendi doğrularını bulmaya çalışır ve bu konuda etrafındakilerle ters düşmeye razı olurlar.
• Toplumsal sistemlerin çeşitliliği konusunda fikir sahibi olduğu için ilgileri de değişmiş ve farkındalıkları artmıştır.

Duygusal ve Sosyal Değişim
• Çocuk bu süreç boyunca, içinde bulunduğu çevre koşullarından, ailesinden, arkadaşlarından, öğretmenlerinden ve genel olarak toplumdan etkilenir.
• Çocuğunuz hem fiziksel değişimiyle başa çıkmaya çalışırken hem de nasıl bir birey olacağı konusunda arayış içinde olduğundan, bu süreçte duygusal anlamda çalkantılı bir ruh hali içine girebilir.
• Yalnız kalma isteği vardır. Kendini toplumdan soyutlar, ev halkı ile yapılan etkinliklere katılmak istemez.
• Uzun süre bir yerde oturamaz, gergin ve huzursuzdur.
• Yaşadığı gerginlik nedeniyle kavga ve dargınlıklara hazırdır. Kardeşiyle, arkadaşıyla, anne – babasıyla çekişme ve itişme halindedir.
• Hiçbir şeyden hoşnut olmaz, her söyleneni eleştiri olarak algılar.
• Aşırı derecede duygusaldır. Bir duygudan diğerine hızla geçiş yapar.
• İlgi alanları farklılaşıp çoğalırken derslerine olan ilgisinde azalma, çalışma düzeninde bozulma, çalışmak istememe gibi davranışlar görülebilir.
• Kuralları sorgular, yasak olana özenme, baş kaldırma isteği görülebilir.
• Aldırmazlık, boş vermişlik, dağınıklık, unutkanlık, inatçılık, sabırsızlık, üşenme ve erteleme, çabuk sıkılma, utangaç olma gibi özelliklere rastlanır.
• Bu dönemde sıklıkla bilinçli ya da bilinçsiz psikolojik problemler, bedensel rahatsızlıkları dışa vurabilir. Örneğin; baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantıları, karın ve bel ağrıları, bazı deri hastalıkları, kaşıntılar, saç dökülmeleri vb. Bu rahatsızlıkların öncelikle bir uzman tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir. Fiziksel bir rahatsızlık tespit edilmediği takdirde, okul psikolojik danışmanıyla işbirliğine gidilmelidir.

İyi Bir İletişim için Anne - Babalara Öneriler

• Çocuk, hayatındaki değişimlerle; anne baba ise değişen çocuğunu anlamakla uğraşır. Ergenlik döneminde ebeveyn– çocuk ilişkisinde iletişimi koparmamak ön koşuldur. Çocuğunuzla iletişimde onu dinlemek önem taşır. “Farkında değil misin...?” , “Ben senin yaşındayken…!”, “Bizim zamanımızda her şey çok zordu…”, gibi sözlerle başlayan uzun nutuklar çocuk-erişkin iletişimi kesintiye uğratır. Güzel ve olumlu sözlerle başlamak çocuğun dinlemesini arttırır.sev
• Öncelikli olarak dönemin temel özelliklerini bilmeniz ve çocuğunuzun duygu, düşünce ve davranışlarını bu bağlamda değerlendirerek onun kişisel özelliklerini tanıyarak kabul etmeniz; olumlu bir ebeveyn-çocuk iletişimi geliştirmeniz için önemlidir.
• Çocuğunuzun duygusal dalgalanmalarını anlamaya çalışmanız, durumla ilgili gencin duygularını ona geri yansıtmanız anlaşılma hissi yaratacaktır. “Bu konuyla ilgili endişeli görünüyorsun.”, “Yanlış anlaşıldığını düşünüyorsun.” gibi ifadeler kullanarak duygularını yansıtabilirsiniz.
• Çocuğunuzun benlik saygısını arttırmak için önemli konularda fikirlerini sorabilir, kararlara onu dahil edebilir, inisiyatif almasını sağlayabilirsiniz.
• Çocuğunuzun enerjisini uygun yerlere yönlendirebilmesi için sanat ve spor etkinliklerine katılımını arttırabilirsiniz.
• Yaşadıklarını, hissettiklerini aktarabilmesi için ona fırsat tanınmalıdır. Eğer ebeveyn durmaksızın konuşursa çocuk konuşmayacaktır. Çocuğunuz sizin istediğiniz zamanda konuşmak istemeyebilir. O anda konuşmak istemiyorsa, onun konuşmak isteyeceği herhangi bir zamanda hazır olacağınızı bilmesi, çocuğunuzla iletişimde önemlidir.
• Her çocuk biriciktir. Aynı anne ve babadan doğmuş olsalar bile kardeşler de birbirine benzemeyebilir. Bu nedenle çocuğunuzu kardeşleri, arkadaşları ya da kendi gençliğinizle kıyaslamayın.
• Çocuklarınızın sorumluluklarını üzerinize almamanız önemlidir. Sorumluluklarını erken üstlenen gençlerde sorumluluk duygusu daha erken yerleşecektir. Eğer çocuklarınızın yerine getirmek istemediği ya da yapmaktan hoşnut olmadığı sorumluluklar varsa bu sorumluluklar için seçenekler sunun. Unutmayın kişinin kendi seçeneklerine katlanması daha kolay olacaktır.
• Okulla ilgili yaklaşımlarınızda dikkatli olmanız önemlidir. Örneğin “Okul nasıldı?” gibi bir soru, çocuk için çok sıkıcı bir sorudur ve büyük olasılıkla oldukça kısa ve sıkıcı bir yanıtla karşılanacaktır. Gün içinde okulda birlikte olduğu kişiler, arkadaş ve öğretmenleriyle ilgili birtakım sorular yönelterek okul yaşantısına ilişkin daha çok fikir edinebilirsiniz. Kendi gününüzün nasıl geçtiğini paylaşarak sizin iletişimi başlatmanız da çocuğunuzun paylaşımını kolaylaştıracaktır.tree
• Net ve tutarlı bir tutum, okulu ve öğretmeni destekleyici bir yaklaşımla çocuğun okuluna karşı güven taşımasını sağlayabilirsiniz. Öğrencinin mutlu ve başarılı olması için öncelikli olarak sahip olması gereken duygu güvendir. Okulla işbirliği yaparak çocuğunuzun sosyal ve akademik gelişiminden haberdar olabilir ve bu gelişime katkıda bulunabilirsiniz.
• Sınırlarınızı net çizmelisiniz. Size ne kadar karşı çıksa da onu durdurmanıza ihtiyaç duyduğunu hatırlayarak çocuğunuza ne istediğinizi ve neyi istemediğinizi net bir şekilde ifade edebilir, beklentileriniz çerçevesinde davranabilirsiniz. Ancak beklentilerinizin, çocuğunuzun yeterliliklerinin üzerinde olmamasına ve gelişimine uygun olduğuna dikkat etmelisiniz.Hem kendi içinizde hem de anne ve baba olarak kendi aranızda tutarlı olmalısınız. Başka bir ifade ile sonradan kabul edeceğiniz şeylere baştan hayır dememelisiniz.
• Hedef belirlemesi konusunda çocuğunuza destek olabilir, başarılı olduğu alanları vurgulayabilirsiniz. Sınavlarda başarısız bile olsa gayretini takdir ederek motivasyonunu arttırması konusunda ihtiyacı olan şeyleri birlikte belirleyebilirsiniz. Ergenlik, çocuklukla yetişkinlik arasında bir ara dönemdir. Bu dönemde çocuğun doğrudan ya da dolaylı olarak aldığı sorumlulukların büyümeye katkı sağladığı, bu süreçte gereken desteğin verilmesinin yetişkinliğe sağlıklı bir geçişe olanak tanıdığı unutulmamalıdır.
• Bu dönemde artık onun büyümekte olduğunu ve kendine sakladığı şeylerin de olabileceğini unutmayın. Ergenlik dönemi hem çocuk için hem de ailesi için farklı bir dönemdir. Aile çocuğu anlamakta güçlük çekerken, çocuk anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ancak her ne olursa olsun çocuğunuz, ebeveyninin onun yanında olduğunu, özel olduğunu hissetmek ister.

ve son

Gençlerimizin yarınlara mutlu, sağlıklı yetişkinler olarak büyümesi dileğimizle...


Kaynaklar
Parman, Talat. Ergenlik ya da Merhaba Hüzün. İstanbul: Bağlam Yayınları, 2012. Baskı
 Uzm. Dr. Osman Abalı – 2004 “Ergenlik Dönemi ve Özellikleri” Epsilon, İstanbul
Wendy Grant – 1999 “13-19 Yaşları Arasındaki Gençler” HYB Yayıncılık, Ankara
Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu – 2002 “Ergenlik Psikolojisi” Remzi Kitabevi, İstanbul
George H. Orvın – “Ergenlik Çağındaki Çocuğunuzu Anlamanın Yolları”, HYB Yayıncılık, Ankara
 Prof. Dr Haluk Yavuzer – 2005 “Gençleri Anlamak” Remzi Kitabevi, İstanbul

comments loading
Buluğ Çağı Ne Oluyor?