Evrenin En Büyük Dedikodusu: Dünyanın En Uzun Formülü Aslında Ne Anlatıyor?
İnternette, bilim kurgu filmlerinde veya dahi bir karakterin odasındaki karatahtada mutlaka o devasa, satırlarca uzayan formülü görmüşsünüzdür. İlk bakışta uzaylıların dünyayı ele geçirmek için yazdığı bir şifreye ya da matematik profesörlerinin öğrencilere işkence etmek için uydurduğu bir kabusa benzeyen bu denklem, aslında modern fiziğin kalbidir: Standart Model Lagranjiyeni.
Peki, bilim insanlarının "Evrenin el kitabı" olarak gördüğü bu güncel denklem bize ne anlatıyor? Gelin, kuarkların ve bozonların dünyasına biraz magazinel bir gözle bakalım ve bu upuzun formülü kahve muhabbeti kıvamında çözelim.
Evrenin Parçacıkları Tablosu (Karakter Analizi)
Evrendeki her şey, tıpkı bir dizideki karakterler gibi birbirleriyle sürekli bir etkileşim halindedir. Aşağıdaki güncel tabloda, bu devasa formülün içinde adı geçen ana karakterleri ve evrendeki "görevlerini" inceleyebilirsiniz:
Standart Model Lagranjiyeni Satır Satır Dedikodusu: Kim Eli Kimin Cebinde?
Bu devasa formül aslında tek bir satırda yazılabilirdi ancak fizikçiler tüm detayları net görmek istediği için onu bir çarşaf listesine dönüştürdüler. Formülün bölümlerini en güncel teorilerle şöyle özetleyebiliriz:
- Kuvvetlerin Savaşı (İlk Satırlar)
Formülün en başında yer alan semboller, doğadaki üç büyük kuvvetin (Kütleçekim hariç; çünkü o kendi halinde takılmayı seviyor) kurallarını koyar. Işık (fotonlar), atomu bir arada tutan güçlü nükleer kuvvet ve radyoaktif elementlerin bozulmasını sağlayan zayıf nükleer kuvvet bu satırlarda kendi sınırlarını çizer. - Maddenin Doğuşu (Orta Satırlar)
Bu kısım tamamen "bizimle" ilgilidir. Sizin, oturduğunuz koltuğun, içtiğiniz çayın ve soluduğunuz havanın nasıl var olduğunu bu satırlar matematiksel olarak açıklar. Kuarkların ve leptonların birbirleriyle olan flörtü bu bölümde kurallara bağlanır. - Higgs Bozonu'nun Sahneye Çıkışı (Alt Satırlar)
İşte magazin basınının en sevdiği yer! "Tanrı Parçacığı" olarak da bilinen Higgs Bozonu, formülün bu alt kısmında diğer parçacıklara çarpar. Bu çarpışma olmasa, evrendeki hiçbir parçacığın ağırlığı (kütlesi) olmazdı ve her şey ışık hızında sağa sola savrulan hayaletlerden ibaret kalırdı.
Yorumlar
Üyeler doğrudan yorum yapabilir, misafirlere ise onay e-postası gönderilir.
Yorum için oturum bilgisi alınamadı. Sayfayı yenileyip yeniden deneyin.
Henüz bu içeriğe yorum yapılmadı.